free web stats

Eldebiran Ayan Röportajımız (Kanal24 Meteoroloji Editörü)

Eldebiran Ayan Röportajımız (Kanal24 Meteoroloji Editörü)

Hava Forum olarak Kanal 24 meteoroloji editörü, meteoroloji mühendisi Eldebiran Ayan ile röportaj gerçekleştirdik. Hava Forum’da yer alan gönüllü meteorolog arkadaşlarımızın hazırladığı soruları meteoroloji alanında ekranların ünlü isimlerinden  Meteoroloji Mühendisi Eldebiran Ayan’a yönelttik. Bize olumsuz yanıt vermeyip, röportaj teklifimizi kabul edip, sorularımızı cevaplayan Eldebiran Ayan’a teşekkür ederiz.

Röportaja ulaşmak için konunun devamını okuyunuz.

1-) Meteorolog olmayı tercih etmenizdeki sebep nedir ?
Üniversite tercihlerimi hazırlarken, öncelikli kriterim üniversiteydi. 99 yılında lise sonda üniversite hazırlığı aşamasında; üniversiteye giriş sistemi değişti, sınav sayısı bire indi ve tercih formları da sınav sonuçları açıklandıktan sonra yapılacak şekle dönüştü. Bende puanım elimde tercih yaptım ve puanıma göre, yapabileceğimi düşündüğüm, ilgi alanıma yakın bölümleri tercih listeme yazdım. Lisedeki en yakın arkadaşımla çok yakın puanlar almıştık ve aynı tercih listesini verdik aynı okulda okumaya devam edebilmek için. Ben 7. tercihimi kazandım. Şansa 7. tercih Meteoroloji Mühendisliği idi. Kazandıktan kısa süre sonra da benimsedim. 2004’te Meteoroloji’den mezun olduktan sonra, yine İTÜ’de Çevre Mühendisliği Bölümü’nde Yüksek lisansa başladım ve 2005’te tamamladım ve yüksek lisansım sırasında da Meteoroloji’de okumanın çok avantajını yaşadım.

2-) Ülkemizde meteoroloji alanına yer veren televizyon kanal sayısı az; bu sebeple çoğu kişinin merak ettiği bir soru olan,  meteoroloji mühendisi olarak televizyon sektörüne nasıl girdiniz ?
Üniversitede okurken zorunlu 3 stajımız vardı. Ben kendi isteğimle 5 staj yaptım. Bu stajlardan bir tanesi de ATV Haber Merkezindeydi. 2002’de ATV Haber Merkezinde staj yaptıktan sonra, televizyondan fazla uzak kalamadım. Mezun olduktan sonra 2006’da, ATV Ana Haber yetkilileri hava durumu yapacağız ve senin sunmanı istiyoruz dediler, bende bu teklifle işe başlamış oldum. O dönemde Türkiye’deki hava durumu yayınlarından farklı olarak pek çok ilke imza atma şansı da bana denk geldi. Türkiye’de ilk sanal hava durumu 2006’da ATV’de hazırlandı ve sunmak da bana nasip oldu. sonrasında 2007’de 24’ün kuruluş dönemiyle birlikte aldığım teklifle 24’te çalışmaya başladım ve yine Türkiye’de o dönem diğer kanallardan farklı olarak ilk canlı hava durumu yayınlarına biz başladık. Ufak detaylar gibi görünse de bizim çalışma motivasyonumuzu artıran ve yaptığımız işi sevmemizi sağlayan detaylar oldu bunlar. Kuşkusuz bu sektör sadece televizyonla sınırlı değil. O yüzden ben de 2010 yılında star gazetesi Pazar eki’nde köşe yazısı yazısı yazmaya başladım ve hala da hava, iklim, çevre ve aklıma gelen, benim için önemli olan her konuda yazmaya devam ediyorum… Televizyonda da hava durumu sunmanın dışında 2013’ten bu yana program yapıyorum. Yapımcılığını ve sunuculuğunu yaptığım “24 Doğa” programında çevre ve doğa olayları ile çevre politikalarının yer aldığı bölümlerin ardından, farklı içerik ve konseptlerle hala yayın hayatına devam ediyor, yapımcılığını ve sunuculuğunu yapıyorum… Meteorolojide okumak iş olanaklarını sınırlayan değil, aksine yeni kapılar açılmasını sağlayan, farklılık yaratan bir bölüm benim için her zaman… Sadece medya için de değil, tüm sektörlerde iş bulabilecek olanaklar sunuyor aslında doğru değerlendirilebilirse…

1

3-) Öğrencilik yıllarında, Üniversite yaşamınızda meteoroloji bölümünü bitirmekte zorlandınız mı? Bu alana yönelmek isteyen adaylar derslerin zorluğu konusunda özellikle bilgi almak istiyor.
Açıkçası derslerin bazıları çok zor bazıları çok kolay, ortası pek yoktu. Bana göre eskiye göre ders sayıları giderek azaltıldığından çok daha kötü eğitim veriliyor ve ben bunu desteklemiyorum. Hem mühendislik hem de bölüm derslerinin azaltılması değil artırılması gerekiyor. Bu bölümde okumak isteyenlerin matematik ve fizik bölümüne ilgi ve yeteneklerinin olması gerektiğini düşünüyorum.

4444

4-) Halk genel olarak Meteoroloji alanında iş imkanlarının dar olduğunu düşünüyor. Özellikle sitemizde bu alana yönelmek isteyen genç meteorolog adayları aile tepkisinden çekinmektedir. Sizin bu konuda görüşünüz nedir, iş imkanları söylenildiği gibi kısıtlı mı ?
Üniversite yaşına gelmiş bir bireyin tercihlerine ailesinin karışmasını doğru bulmadığım gibi, yaptığı tercih konusunda, doğduğu günden bu yana en iyi tanıdığı iki insanı, anne-babasını ikna edemeyen gençlere de şaşarım doğrusu… insan isteyince her şeyi yapar, anne-babayı bahane etmeyelim lütfen… Meteoroloji mühendisliğinden mezun olup işsiz kalan hiç duymadım… En kötü ihtimal branş dışında bir konuda çalışırlar…

111

5-) Ülkemiz bu yıl oldukça kurak bir süreç geçirdi. İstanbul’da barajlardaki doluluk oranı %17ye kadar düştü. Sonbahar döneminde kuraklık sürecek mi ? Yoksa yağışlı bir süreç mi bekliyorsunuz ?
Türkiye’nin kuraklaşmasını sadece bir nedenle açıklamak biraz zor aslında. Küresel iklim değişikliğinin öngörülen sonuçlarından biri Türkiye gibi orta enlem ülkelerinin kuraklaşacağı yönünde. Fakat bu süreç öyle sanıldığı kadar hızlı ilerleyen bir süreç değil. Ne oldu da bizim barajlar geçen sene %90 doluyken bu sene %10 dolu hale geldi? Birkaç sebep var aslında…. Artık büyük şehirler beton şehirler haline gelmiş durumda, İstanbul başta olmak üzere buyük kentler toprağa hasret kalmış durumda.O yüzden şehirler soğumuyor. Kentlerin üzeri şehir ısı adasıyla örtülü. Tabi ki gelişen sanayiyle birlikte atmosfere salınan kirleticilerin de yağış oluşumu üzerinde olumsuz etkileri var.Ve tabi ki kar yağışının azalması içme suyu havzalarını çok olumsuz etkiliyor. Şehirler ısındığından her sene kar yağışı daha az ve daha kısa süre görülüyor. Her şeyin de ötesinde 2013’ün yaz aylarında %80-90’larda olan barajlardaki doluluğun birden bire %10’lara inmesinde El-Nino’nun etkisi de büyük. 2014 yılının 6. ayından bu yana dünya El-nino dönemi içine girdi ve her El- Nino döneminde olduğu gibi Türkiye bu kez de kuraklaşıyor. Dolayısıyla 2015 sonuna kadar El-Nino devam edeceğinden kuraklık da devam edecektir. Barajlar; genellikle buharlaşmanın en fazla olduğu Eylül-Ekim-Kasım dönemindeki yağışlarla dolar. Dolayısıyla sonbahar yağışlı geçtiğinde barajların doluluk oranları artmış olur. Bu yüzden bu sene de sonbahar yağışları çok önemli. Meteorolojik tahminler de uzun süreli tahmin yapabilmek gerçekten zor ve tutarlılık oranları da oldukça düşük, yine de bir tahmin isterseniz; ben ortalamalar civarında olacağını öngörüyorum ama buharlaşma fazla olacağından ve şuan hali hazırda barajlardaki su oranı çok düşük olduğundan İstanbul için tehlikenin sürdüğü kanısındayım. Tabi İstanbul’un akciğerleri olan kuzey ormanlarının havaalanı ve köprü yapımı için kesilmesi ve o bölgedeki beton miktarının artmasının da yağış rejimlerini değiştireceğini, İstanbul’un şehir ısı adasının genişleyeceğini düşünüyorum. Aslında en önemlisi ne biliyor musunuz? Kuraklık dönemsel bir sorun değildir. Sadece barajlar boşalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında düşünülecek bir sorun değil. Kuraklık tehlikesinin barajların doluluğundan bağımsız ele alınması gerekiyor. Çünkü El-Nino dönemi bittikten sonra Türkiye yine bol yağış alacak ve barajlar yine %80-90 doluluk oranına çıkacak fakat bu durum, kuraklık tehlikesinin bittiği anlamına gelmeyecek. Barajlardaki su %90 olduğunda da Türkiye’de kuraklık konuşuluyor hale geldiğinde ve multidisipliner çalışmalarla bilim önderliğinde bir çözüm arandığında başarılı olma yolunda bir adım atabilmiş olacağız. İşte bunun ayrımını iyi yapabilmek, afetleri ve olası riskleri doğru analiz edebilmek gerekiyor…

2

6-) Ülkemiz geçen kış mevsimini ılık bir süreçte geçirdi. Özellikle kar yağışlı gün sayısı oldukça azdı. İstanbul ve birçok şehirde meteorolojiye gönül vermiş kar sever arkadaşlar 2004, 2006, 2008 ve kısmen 2012 yılında görülen kar yağışlarını büyük özlem içinde bekliyor. Sizce 2014/2015 kışında ihtiyaç duyulan kar hasreti bitecek mi ? Sitemizde meteorolojiye gönül vermiş yazarlar bu kışın sert geçeceği yönünde tahminleri var, bu görüşe katılıyor musunuz ? Özetle 2013 / 2014 kışı sizce nasıl geçecek ?
2014-2015 kışı da El-Nino yüzünden ılık geçecek gibi görünüyor. Korkarım her geçen sene bir öncekini özlemeye devam edeceğiz hepimiz. Şehirler üzerindeki ısı adası kar yağışı için büyük bir engel oluşturuyor. Ve son yıllarda küresel sirkülasyonlardaki blokajlarda balkanlardan gelişine alışkın olduğumuz kar yağışının Türkiye sınırlarına girişini engelliyor. Küresel ısınma ve şehir ısı adası etkisi azalmadan özlediğimiz beyaz örtüyü görmemiz zorlaşacak kanısındayım…

3

7-) Coamps, IRI, Jamstec, Ecmwf gibi mevsimlik tahminler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Kış tahmini yaparken hangisi ya da hangilerinden yararlanıyorsunuz ?
Bunlar üzerinde uzun süreli tutarlılık araştırması yapmak gerekiyor. Benim bu konuda bir çalışmam olmadı fakat Devlet Meteoroloji İşleri yetkilileri Türkiye için Ecmwf modellerinin daha doğru olduğunu söylüyorlar.Nitekim Dmi Ecmwf kullanıyor ki ben de Türkiye’de Dmi tahminlerinin en doğru kaynak olduğunu yaptığım bir çalışma sonucunda da tespit etmiştim. Fakat hava tahmin demetleri kullanarak da hava durumuna ilişkin daha hassas öngörüler elde etmek mümkün.

11

8 -) 2014/2015 kışında negatif ao ve negatif nao bekleniyor sizin bu konuda düşünceniz nedir ?
Küresel sirkülasyonlar dünyanın her yerindeki sistemleri etkiler. dolayısıyla değişimleri düzenli takip etmek gerekiyor.

9-) Geçtiğimiz günlerde basında çıkan “Kış aylarında İstanbul’da hava İzmir gibi olacak, İstanbul’un iklimi tipik Akdeniz iklimine dönüşecek.” haberine katılıyor musunuz ?
Kısa vadede değil ama uzun vadede evet Tükiye’nin güneyi çölleşirken, kuzeyinde Akdeniz iklimi hakim olacak…

4

10-) Batı Pasifik’teki tayfunların veya Doğu Pasifik’teki kasırgaların veyahut da Atlantikteki kasırgaların İzlanda alçak basıncı, Azor veya Bermuda yüksek basıncı veya diğer basınç sistemlerinin yapılanmasında kış aylarına sarkabilecek kadar uzun süreli etkileri var mıdır?
Bu kasırga türkçe terminolojide çok yanlış kullanılan bir kelime… “hurricane” kelimesini ingilizce-türkçe sözlük kullanarak türkçeye çevirmeyin lütfen. Hurricane de tayfun anlamına geliyor literatürde. Kasırga Türkiye gibi orta enlem ülkelerinde görülen kuvvetli rüzgarlar. Dolayısıyla öncelikle bazı terimlerin doğru öğrenilmesi ve kullanılması gerekiyor. Kuvvetli siklonlar haziran ayından kasım ayına kadar olan dönemde sıklıkla yaşanıyor. Sarkma ihtimali yok çünkü sistemin aktif hale gelmesi için okyanus suyunun ısınması gerekiyor. Su soğumaya başladıktan sonra oluşma ihtimali azalır.

 Röportajla ilgili yorum yapmak isterseniz forumumuz ziyaret edebilirsiniz.

http://www.havaforum.com/konu-kanal-24-eldebiran-ayan-roportajimiz.html

  

loading...

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ